Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2010 Cuma

Sayılarla İlk Yarı Değerlendirmesi

2010-11 sezonunun ilk yarısı sona erdi. Trabzonspor ilk yarıyı 42 puanla lider tamamladı. 13 galibiyet alan Trabzonspor, 7 galibiyetle kendi evinde en çok galip gelen takım ünvanını Fenerbahçe ile, deplasmanda en çok galip gelen takım ünvanını da 6 galibiyetle Bursaspor ile paylaştı. 17 maçlık süreçte Fenerbahçe deplasmanda 3 maç kazanabilirken, Galatasaray da kendi evinde sadece 3 maçta galip gelebildi.
Toplam 394 golün atıldığı ligin ilk yarısında Fenerbahçe ve Trabzonspor 40'ar golle ligin en golcü iki takımı oldu. Bucaspor ise 17 maçta sadece 9 kez fileleri havalandırabildi.
Atılan 394 golün
* 292'si ayakla,
* 68'i kafayla,
* 11'i kendi kalesine ve
* 23 tanesi penaltıdan atıldı.
31 golle Fenerbahçe ayakla en çok gol atan takım olurken,
Trabzonspor 8 kafa golü atarak en çok kafa golü atan takım oldu.
Penaltıdan en çok gol bulan takım ise 4 golle Beşiktaş oldu.
En çok gol atılan dakika 17 golün atıldığı 87. dakika oldu. Bunu 14 golle 44. dakika, 10 golle 26. dakika izledi.
En çok golün atıldığı hafta 40 golün atıldığı 8. hafta oldu.
Ligin 12. haftasında ise sadece 15 gol atıldı.
Ligin ilk yarısında hakemler toplam 681 sarı kart ve 33 kırmızı kart gösterdiler.
En çok sarı kart gösterilen hafta 48 sarı kartın gösterildiği 4. hafta olurken,
ligin 15. haftasında çıkan sarı kart sayısı 28 de kaldı.
Ligin en kırmızı haftası 7 kırmızı kartın çıktığı 8. hafta olurken,
2,12 ve 13. haftalarda hakemler kırmızı kartlarına başvurmadı.
En çok sarı kart gören takım 48 sarı kartla Medikal Park Antalyaspor olurken,
Gaziantepspor 4 kırmızı kartla en çok kırmızı kart gören takım oldu.

23 Aralık 2010 Perşembe

Spor Toto Süper Ligi 17.Hafta (Devre Arası)

Sezonu yarıladık. İlk devrenin uzun bir analizini başka bir postta yapmak istiyorum. Şimdilik sadece puan durumundaki yerimize bakıp kaybedilen 18 puanın, yenilen 21 golün muhasebesini yapalım kafamızda...

14 Aralık 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 16.Hafta



30 Kasım 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 14.Hafta

Pazar gecesi Facebook'ta "Bucaspor haftayı 3 puanla kapatarak Galatasaray'la arasındaki puan farkını 6'ya indirdi." diye yazdım. O an şaka yapıyordum ama bugün sakin kafayla düşününce bu sezon sonuna kadar Galatasaray için küme düşme lakırdılarını bir süre daha edebileceğimiz kanısındayım. İlk yarının son maçlarını Kasımpaşa, Gençlerbirliği ve Konyaspor gibi düşmeme mücadelesi veren takımlarla oynayacak olan Galatasaray'ın puan kaybetmeyeceğini kim söyleyebilir.
Pazar akşamı oynanan derbi sonrasında ligin üst kısmı bana göre şekillenmiştir. Lig sonuna kadar ilk beşteki takımların mücadelesini izleriz. Yarıştan ilk kopanlar tecrübe eksikliğiyle Kayserispor ve sakatlık sorununu aşamazsa Beşiktaş olur.
Düşme hattının son 10 yılın en çekişmeli halini alacağını da düşünüyorum bu sene. Kasımpaşa yine öne geçtiği bir maçı kazanamadı. Bucaspor haftalar sonra kazandı. Ligin son 5 sırasındaki takımlar dışında kalanlar arasında bir tek Karabük için düşer diyebilirdik sezon öncesi ne varki oynadıkları futbolun karşılığı 7. sıradalar şuan.
Rakiplerinin birbiriyle oynaması Fenerbahçe'nin aradaki puan farkını kapatmasını sağladı. Haftaya Beşiktaş-Bursaspor, bir hafta sonra Gaziantep-Kayseri maçları ilk yarı sonunda Fenerbahçe'nin yerini de belli etmiş olacak. Haftayı 1 golle kapatmış olsada 103 gollü sezondan daha iyi bir istatistiğe sahip Fenerbahçe. Bu hafta gol yememiş olması defans zaafiyetini çözdüğü manasına gelmiyor. En büyük avantajı takımdaki sakatların büyük ölçüde iyileşmiş olması. Son bir tahminde daha bulunup bu haftanın değerlendirmesini bitirmek istiyorum. Fenerbahçe ilk yarıyı Trabzon'un arkasında averajla Bursaspor'un önünde 2. bitirir diyorum.

15 Kasım 2010 Pazartesi

Spor Toto Süper Ligi 12.Hafta

Bursaspor'un ilk mağlubiyetini, Kasımpaşa'nın ise ilk galibiyetini aldığı 12. haftayı Trabzonspor'un liderliğinde geride bıraktık. Bayram Trabzonspor, Kayserispor, Büyükşehir Belediye ve Beşiktaş için keyifli başlarken Bursaspor, Fenerbahçe ve Galatasaray için zehir oldu. Galatasaray'a bakıp halimize şükredebiliriz ama İBB'nin ligteki konumu ve oynadığı futbol buna izin vermiyor. Kasımpaşa geçen hafta yazdıklarımı haklı çıkaran bir galibiyet aldı rakibi Sivasspor önünde. İyi futbol oynuyorlardı ama futbol şansına ihtiyaçları vardı. Bir takımın hoca değiştirmeden de birşeyleri değiştirebileceğinin kanıtı oldular. Sivas, Buca ve Konya için tehlike çanları her geçen hafta daha kuvvetli çalıyor. Fenerbahçe adına şampiyonluktan daha emin konuşabilmemiz için ilk yarıda kalan 5 maçın kazanılması ve devre arasında orta saha için takviye yapılması şart görünüyor. Ligin en çok gol atan takımı olmaları ligin sondan üçüncüsü Bucaspor'dan daha çok gol yenildiği için bir anlam ifade etmiyor.

9 Kasım 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 11.Hafta

Bu haftayla birlikte sezonun üçte biri geride kalmış oldu. Ligin yeni lideri artık Trabzonspor. Kendi evinde Galatasaray'ı Umut'un iki golüyle geçen bordo mavililer, Bursaspor'un Antalyaspor karşısında iki puan bırakmasıyla liderliğe yükselmiş oldu. Haftanın Trabzonspor'dan sonra en karlı takımı hiç şüphesiz Eskişehirspor'u 4-2 yenen Fenerbahçe. Tabiki Lugano'nun atılmasını ve Emre'nin bir ay sahalardan uzak kalacağını hesaba katmadan söylüyorum bunları. Bu hafta zirve yolunda yara alan diğer ekipler ise Kayserispor ve Beşiktaş. Kayserispor, Gençlerbirliği önünde beraberliğe razı olurken, Beşiktaş tutuk bir oyun sergilediği maçta ayağına kadar gelen galibiyet fırsatını teperek ligin galibiyetsiz ekibi Kasımpaşa ile berabere kaldı. Tribünlerde Allen Ivirson, sahada Quaresma, penaltıyı kaçıran Guti, golü atan Ersen Martin. İşte size bir Türkiye manzarası...
Belediye fırtınası devam ediyor. Aynı şekilde Karabük de sezon başından beri istikrarını sürdürüyor. Ligin altında ise 12. sıra ve sonrası kümede kalma mücadelesi verecek gibi görünüyor. Manisaspor'da Hikmet Karaman rüzgarı etkisini kaybetmiş gibi. Bu hafta Galatasaray'a konuk oluyorlar. Teknik adamlar açısından ilginç bir maç bekliyor bizleri. Bucaspor ve Sivasspor'un durumları ligin dibindeki Kasımpaşa'dan bile kötü bana göre. Oynadıkları futbol, devre arasında büyük değişikliği işaret ediyor. Kasımpaşa için hala umut var ve bende düşmeyeceğini düşünenlerdenim. Ama bu futbol şansızlıklarını kırmak zorundalar.
Sezonun ilk yarısı altı hafta sonra bitiyor. Zirve mücadelesi yapan takımların kalan maçları şöyle;
Büyütmek için resme tıklayınız
Bursaspor-Trabzonspor
Bursaspor-Kayserispor
Beşiktaş-Bursaspor
Kayserispor-Galatasaray
Galatasaray-Beşiktaş
maçlarının oynanacağı son altı haftada sıralama büyük değişikliklere gebe görünüyor. Fenerbahçe ve Trabzonspor kalan maçlar itibariyle diğer rakiplerinden bir adım önde gibi. Aykut Kocaman'ın ilk yarıyı lider tamamlama hesapları zor görünmüyor. Rakipler birbiriyle oynayacaklar ancak Fenerbahçe önce kendi maçlarını kazanmak zorunda. Şu an takımdaki en ciddi sorun orta sahada. Selçuk ve Emre'nin sakatlığı, Cristian'ın formsuzluğu karşısında umutları taze tutan tek şey Mehmet Topuz'un yükselen form grafiği. Araya bir de Türkiye kupası maçları girdi. Her hafta liderlik, ceza ve sakatlık hesapları yeniden yapılacak bu belli.En az hata yapanın ilkyarıyı lider bitireceği kesin.

19 Ekim 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 8. Hafta

Haftalar ilerledikçe yaptığım öngörülerin doğru çıkıyor olmasının garip bir memnuniyeti içerisindeyim. "Ben söylemiştim" egosundan arınmak zordur çünkü. Bursaspor'un puan kayıplarının olacağını, Ekim ayı sonlarına doğru takımların radikal kararlar almak zorunda kalacağını, üst sıralarda puan farkının kapanacağını, Karabük'ün ligin flaş takımı olacağını belirtmiştim. Kayserispor ise öngörülerimi haksız çıkaracak bir performans sergiliyor. Gol yağmuru şeklinde geçen haftada sadece İstanbul'da oynanan 3 karşılaşmada 17 gol atıldı. Trabzonspor'un 7 golü sonrası Yılmaz Vural'ın istifasını beklerken Thomas Doll ile yollar ayrılınca "Teknik Direktör Toto" yarışmasını da tamamlamış olduk. Beşiktaş ve Galatasaray'ın 3'er, Bursaspor'un 2 puan kaybettiği haftada Fenerbahçe 3 değil 11 puan kazanmış oldu. Lige farklı Fenerbahçe mağlubiyeti ile başlayan Antalyaspor'daki dirilişin bir benzerini Hikmet Karaman'ın gelişiyle Manisaspor da yaşamakta. Trabzonspor'dan sonra Beşiktaş'ı da 3 golle yenmek kolay iş değildi. Taraftarla takışan Ümit Özat'ın sahada aldığı sonuçlar ve arkasındaki yönetim desteği yerini sağlamlaştırmış durumda. Bucaspor, Sivasspor ve Kasımpaşa'yı zor bir sezon bekliyor. Bu takımlara Konyaspor ve Gençlerbirliği'ni de ekleyebiliriz. 9.hafta bu ligin en çok beklenen maçını sunuyor futbolseverlere. Fenerbahçe-Galatasaray derbisi öncesi Fenerbahçe cephesinde işler yolunda giderken Galatasaray'da işler fazlasıyla karışık. Derbi başka bir postun konusu zaten. 8. hafta atılan 40 gol, Beşiktaş ve Galatasaray'ın kendi evlerinde gollü mağlubiyetleri ve Trabzonspor'un attığı 7 golle arşivimizdeki yerini alıyor.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Spor Toto Süper Ligi 7. Hafta

Bursaspor'un beklentilerimi haklı çıkaran ilk puan kaybını gerçekleştiği haftada Trabzonspor Beşiktaş'ı 1-0 yenerek haftayı Gençlerbirliğini 3-0 yenen Fenerbahçe ile beraber en karlı kapatan takımlar oldu. Karabük sezonun flaş ekibi olma yolunda bir adımı Galatasaray'ı yenerek attı ve sıralamada 6.lığa kadar yükseldi. Haftaya damgasını vuran bir olayda Bucaspor teknik direktörü Bülent Uygun'un istifası oldu. Milli maç arası nedeniyle önümüzdeki hafta maçların oynanmayacağı ligte Ekim ayının sonları bir çok takımda radikal kararların alınabileceğinin sinyallerini vermeye başladı.

28 Eylül 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 6.Hafta

6 rakamı her zaman sempatik gelmiştir Fenerbahçelilere. Ligin 6. haftasını 6 gol atarak kapatmak hele de bunu Ali Sami Yen'de son kez oynadığımız maçta yapmak zor günler geçiren tüm Fenerbahçelileri oldukça sevindirdi. Bu galibiyet Fenerbahçe'yi ligte 6. lığa yükseltti. Niang'ı da 6 golle krallığa.
Bursaspor kayıpsız devam ettiği lig yarışında bu haftada Buca engelini 1-0 da olsa aştı. Ancak CL maçlarının da etkisiyle Bursaspor'da bir düşüş olacağı kanısındayım. Önümüzdeki haftalar puan farklarının ortadan kalktığı sonuçları getirecektir.
Zirve yarışında puan kaybeden iki takım birbiriyle maç yapan Trabzonspor ve Kayserispor oldu. Trabzonspor'daki kan kaybı bakalım daha ne kadar sürecek. Kayserispor'un bir iyi bir kötü halleri de ligi zirve yarışından uzakta bir yerde bitireceğinin sinyallerini veriyor.
İBB alışılagelmiş Galatasaray mağlubiyetlerine bir yenisini ekledi. Bu mağlubiyetin altında bişeyler arayacağım son adamlardan biridir Abdullah Avcı. Olmadı mı olmuyor işte. Özellikle Galatasaray maçlarında takımı oynatmadığı yönündeki eleştrileri incelemeye bile değer bulmuyorum.
Manisaspor "delirdi". Hoca değişikliği iki haftada 6 puan getirdi. Bu durumun suni mi yoksa kalıcı mı olacağını önümüzdeki haftalar belli edecek.
Bir hoca değişikliği de Eskişehirspor'da yaşandı. Rıza Çalımbay dönemi sona erdi. Bir Türk hoca olarak fazla bile dayandı. Yerine bu ligin gediklisi yine eski bir Beşiktaşlı Samet Aybaba düşünülüyor.
Hazır hocalardan konu açılmışken buraya bir not düşelim. Ankaragücü'nde Ümit Özat bu hafta yaptığı "Taraftarın ne dediği umrumda değil." açıklamasıyla cami duvarına işemiştir kanımca. Çarpılması çok uzun sürmez. O umursamadığı taraftarı yakında ancak tvden izleyebilir.
Sivasspor'un ligteki durumu bazıları için endişe verici olabilir ancak ilk 6 haftada Galatasaray, Bursaspor ve Trabzonspor ile oynayan bu takım diğer 3 maçını da Eskişehir, Antalya ve Manisa ile yaptı. Ligdeki kötü yerlerinin en büyük nedeni bana göre kötü fikstürleri.
25 golün atıldığı 6. haftada 16 golün 3 maçta atılması ilginç olmuş. (Fenerbahçe-Galatasaray-Karabük maçları) 2,7 gol ortalamasının olduğu haftada 9 maçtan 4'ünde toplam 3 gol atılmasıda madalyonun diğer yüzü. Sami Yen'i deplasman saymazsak deplasmanda kazanan tek takım bu hafta ilk galibiyetini alan Gaziantepspor oldu. 5 haftayı galibiyet hasretiyle geçirdikten sonra ilk galibiyetini alan takımın başkanı olan İbrahim Kızıl'ın beyin kanaması geçirmesi de haftanın üzücü olaylarından biri oldu. Kendisine acil şifalar dileyelim. Son sözü ve alkışı da Sami Yen'de "Alparslan Dikmen'i saygı ile anıyoruz" pankartını açan Fenerbahçe taraftarına gönderelim.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Gole Yabancı

Süper lige salladık ettik ama analiz etmeye de devam edelim. 5 haftasını geride bıraktığımızda futbol severler 110 gole şahit oldu. Bu maç başına 2,5 gol demek. Bahisci diliyle üst maçların oynandığı bir ligimiz var. Atılan bu 110 golün 63 tanesini yani yaklaşık %60'ı yabancı oyunculardan gelmiş. Hatta ilk beş haftada 3 ve üzeri gol atan altı golcünün tamamı yabancı. Ligimiz Bobo, Yattara ve Nobre'yi zaten yakından tanıyor. Bu isimlere Teofilo geçen sezon devre arasında, Emenike ise Karabük'ün süper lige çıkmasıyla, Marsilya'dan transfer edilen Fransa ligi gol kralı Niang da bu sene katıldı.

Golcü listesi Alex, Makukula, Cangele, Herve Tum, Ivan Ergic, Lugano, Santana, Guti, Simpson şeklinde devam ediyor. Gol krallığı yarışında listeye girebilen Türk oyuncular ise ikişer golle Semih, Sercan, Necati Ateş, İbrahim Akın, İskender Alın ve Cihan Yılmaz. Anlayacağınız 3 gol atan Türk golcümüz yok. Büyük takımların yıllardır süren yabancı transfer fiyaskoları, bu sene uygulanan 6+2 yabancı uygulaması tartışıladursun futbolun meyvesi olan gol yükünü yabancı oyuncular sırtlamakta. Semih ve Sercan takımlarında yedek oturadursun, bizler Mesut Özil'e imrenerek bakmaya devam edelim, yabancı oyuncularda bu ligin kaymağını yemeğe devam etsinler. Sonrada Tanju'nun, Hakan Şükür'ün hatta Metin Oktay'ın kulaklarını çınlatalım. Memlekette yerli stoper sıkıntısı bile çekiliyorken yerli golcü, yerli forvet, yerli santrafor, yerli hedef santrafor,yerli pivot santrafor yada adına her ne derseniz sorunumuz uzun yıllar süreceğe benziyor. Eee Mert Nobre Türk statüsünde onu milli takımda oynatalım demekse aslında geldiğimiz acı durumun farklı bir göstergesi.

Spor Toto Süper Ligi 5.Hafta

5. hafta sonunda;

Ligin en çok gol atan takımı Trabzonspor (12) Fenerbahçe 11 golle ikinci sırada
Ligin en az gol atan takımı Kasımpaşa ve Gaziantepspor (2)
Ligin en çok gol yiyen takımı Manisaspor (12) Sivasspor 11 golle ikinci, Fenerbahçe 8 golle üçüncü
Ligin en az gol yiyen takımı Bursaspor (1)
Yenilgisiz takım Bursaspor
Galibiyeti olmayan takımlar Kasımpaşa, Eskişehir ve Gaziantepspor
En çok galip gelen takım Bursaspor (5)
En çok berabere kalan takım Gaziantepspor (3)
En çok mağlup olan takım Manisaspor (4)

Puan durumunda göze çarpan ilginçliklerde şöyle;

Lig lideri Bursaspor'un attığı gol sayısı ile ( hükmen kazandıkları maç hariç) 15. sıradaki Manisaspor'un attığı gol sayısı aynı (7)
Ligin dibindeki Kasımpaşa ile Fenerbahçe'nin yedikleri gol sayısı aynı (8)
Fenerbahçe en çok gol atan takım sıralamasında 2., en çok gol yiyen takım sıralamasında ise 3.
Lige fırtına gibi başladı denilen Trabzonspor ile en çok eleştirilen Fenerbahçe arasında sadece 3 puan var. Ve bu iki takım Trabzonda karşılaştı.

21 Eylül 2010 Salı

Bitsede Gitsek

Bu kadar erken karamsarlığa düşeceğimi düşünmemiştim...
Daha süper(!) ligimizin  beş haftası geride kaldı ama takımların durumunu, stadların halini, seyircinin taşkınlığını ve  Avrupa kupalarındaki başarısızlığımızı üstüste koyduğumda 2010-2011 sezonundan ümidimi kesmek üzereyim. İyimser düşünmeye çalışıyorum ama neresinden tutsam elimde kalıyor bu lig.
Sezon öncesi yayın ihalesinde telaffuz edilen milyon dolarlar, yapılan yıldız transferler malumunuz "marka değerimiz" i yükseltmiş gibi göstersede bugün Avrupa arenasında iki takımla mücadele ediyor olmamız üzüntü verici. Avrupa kupası maçı seyretme özlemimizi ya Beşiktaş'ın vasat Avrupa takımlarıyla yaptığı maçları yada Bursaspor'un avaraj takımı mı olacak sorusuna cevap arayarak izleyeceğimiz CL maçlarıyla dindirmekten başka çaremiz yok.
Geçen senenin şampiyonu, bu sezonun liderini izleme keyfimiz de bir kol saatine kurban gitti bu hafta. Ligin marka değerini değilde sahaya atılan saatin markasını daha çok merak eder oldum.
Ligin en formda ekibi olduğunu düşündüğümüz Trabzonspor'un üç gün önce 6 atıp üç gün sonra 3 yemesi ligin rengi midir yoksa istikrarsızlığı mıdır tartışılır.
Anadolu devriminin(!) devamını getireceklerini umduğumuz Kayserispor'un bir iyi bir kötü halleri, Gaziantepspor'un hala galibiyetle tanışamaması, Eskişehirspor ve Sivasspor'un eski sezonları aratır görüntüleri Anadolu devrimini şimdiden başka baharlara bıraktı.
Üç büyüklerin sezon öncesi iddialı transferleri ve açıklamaları yerini 1-0 lık zoraki galibiyetlere, yenilmedikleri için saha ortasında sevinç gösterilerine bıraktı.
Ağız tadıyla bir maç izlemek için iyi futbol oyanayan iki takımı denk getirsek ya adam gibi top oynanacak saha yada tribünde seyirciyi bulamıyoruz. Tribünde seyirciyi denk getirsek sahaya bişey atmalarına engel olamıyoruz. Hadi hepsini denk getirsek bu defa futbol Çakırkeyif bir hakeme kurban gidiyor.
Tuttuğun takımda işler yolunda gitmeyince zaten yazma eylemi çekilmez bir hal alıyor. Bir de buna ligin diğer unsurlarındaki olumsuzluklar eklenince futbol yazmak Banu Alkan'dan şarkı dinlemek tadında bişeye benziyor benim için. Ortaya da böyle keyifsiz bir yazı çıkıyor. Bu kadar karamsar olmayayım dedikçe aklıma yeni olumsuzluklar geliyor. Ligteki takımlar 6+2 uygulamasından rahatsız. Maç takviminden rahatsız. Milli takıma oyuncu göndermekten rahatsız takım bile var. Futbol seyircisi stadlarda değil. Yıllar sonra İzmir takımının maçında tribünleri rakip takım seyircisi dolduruyor. Maçtan sonra kolbastı oynamadı diye takımını ıslıklıyor. Ligin en iyi futbol oynayan takımlarından birinin seyircisi yok. Seyircisi çok olan takımların taraftarının da maça gidesi yok. Ligin hakemleri geçen sezondan bıraktığımız gibiler. Oynamak yerine oynatmamak, gol yerine tekme atmak daha revaçta şu aralar. Daha mayıs ayına sekiz koca ay varken bunları yazmak fazlasıyla üzsede bitsede gitsek modundan ne zaman çıkarım yada çıkabilir miyim bilmiyorum...

31 Ağustos 2010 Salı

Spor Toto Süper Ligi 3.Hafta

Sezonun 3. haftasını geride bırakırken zirvede geçen sezonun şampiyonu Bursaspor bulunuyor. Zorlu Sivas deplasmanından zorda olsa 3 puanla dönmesini bilen yeşil beyazlılar üçte üç yapan tek takım olarak da fark yaratıyor. Puan cetvelinin ilk üç sırasındaki takımlar namağlup ünvanlarını korurken buna 11. sıradaki Gaziantep'in (3 haftada 3 beraberlik) de eşlik etmesi puan durumunun ilginç yönlerinden biri. Ligin tek puansız takımı Manisaspor yediği 9 golle de ligin en çok gol yiyeni. İlk üç haftanın en golcü takımı 10 golle Fenerbahçe olsa da yediği gol sayısı ilk hafta 4 attığı Antalyaspor'un ki kadar olunca insanın aklına hala bitirilemeyen stoper transferi geliyor. Galatasaray ve Bucaspor ligte galibiyetle tanışan takımlar oldu bu hafta. Uzun lig maratonunda daha köprünün altından çok sular akacak olsada bazı takımlar fark yaratacaklarının sinyalini şimdiden vermeye başladılar. Bunların başında her sezon iyi futbolun adresi olan İstanbul B.B takımı geliyor. Abdullah Avcı alkışı bolca hakediyor. Galatasaray'a mağlup olduğu için ligin 3. haftasında istifaya çağırılan Rıza Çalınbay ise haftanın şanssız teknik adamı. Okan Alkan ise şimdilik haftanın en çok konuşulan futbolcusu. Bu performansını sürdürürse Q7'li, Guti'li, Niang'lı sezona damgasını vurabilir.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

18 Ağustos 2010 Çarşamba