Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2010 Perşembe

Kupanın Üzerine

Bu saatten sonra Fenerbahçelilerin yapması gerekeni Aziz Yıldırım yapmış. 28 senedir alınamayan kupanın üzerine bir soğuk su içmek gerekiyor. Kaybedilen dokuzuncu final oldu. Artık Fenerbahçeliler ezeli rakiplerinin "Kadıköy sendromu" nu daha iyi anlıyorlar hiç şüphesiz. İnternette kupa geyiklerinden de geçilmiyor. Fenerbahçe bu kupayı alana kadar da sürüp gidecek muhtemelen. Maç analizini çokta uzun tutacak keyif kalmadı tabiki. Ama "daha çok isteyen kazandı" demek yanlış olmayacak. Trabzonspor'a en çokta Şenol Güneş'e yakıştı bu zafer. Daha diri ve tek hedefi olan Trabzonspor, yıpranmış ve tam konsantre olamayan Fenerbahçe'yi oyun üstünlüğü ile yendi. İlk yarı bittiğinde kaleye çekilen 12/2 şut sayıları bu üstünlüğün en önemli göstergelerinden biriydi. Ezeli rakipler Fenerbahçe'nin kaybetmesini Trabzonsporlular kadar kutlarken, Avrupa ligine daha erken başlamak zorunda kalacaklarının farkındalardır umarım.Bu mağlubiyet lig şampiyonluğunu nasıl etkiler? Bunu hafta sonu Ankara'da hep beraber göreceğiz. Ama iddiam şudur ki; dünkü kadrolar Kadıköy'de karşı karşıya gelse ve maçın adı "Türkiye Kupası Finali" olmasa Fenerbahçe maçı kazanırdı. Bu iddiamı sınayabilmek için bu hafta Ankaragücü'nü yenip Trabzonspor'u Kadıköy'e beklemekten başka çare yok. Bu arada Türkiye Kupasını alamama rekorunu her sene geliştiren Fenerbahçe'nin önünde 3 ciddi rakibi bulunuyor.
Altay 30 senedir kupayı alamıyor.
Eskişehirspor 39 senedir kupayı alamıyor.
Göztepe 40 senedir kupayı alamıyor.

11 Şubat 2010 Perşembe

3'e 5'e Bakmayacaksın

Dünkü maçtan birkaç saat önce Adnan Polat Divan kurulunda üyelere seslenirken “3 kulvarda mücadele ediyoruz 5 kupayı da istiyoruz.” açıklamasını yapıyordu. Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğunun yanında ikinci UEFA kupasını da istiyordu başkan. Bununla da yetinmeyip hayalini iki Süper kupayla da süslüyordu. Büyük takımların büyük hedefler koyması kadar doğal bir şey olamaz hiç kuşkusuz. Ancak ligin ilk yarısının sonlarında başlayarak devam eden süreçte Galatasaray'daki kan kaybı koyulan hedefleri her zamankinden daha uzağa taşımış durumda. Baros ve Kewell'ın sakatlıklarından sonra takımdan gönderilen Nonda ile başlayan forvetsiz takım hüviyeti yeni transfer Jo'nun sakatlanmasıyla zirve yaptı. Dün akşam da Antalyaspor'u 3-2 yenmelerine rağmen ilk maçtaki 2-1 lik mağlubiyet nedeniyle Türkiye kupasına üst üste beşinci defa çeyrek finalde veda etmek zorunda kaldılar. Böylece üç kulvardan ve beş kupadan birer tanesi artık hedefte yok.
Bu matematiksel olarak olmayanı. Forvetsiz Galatasaray'ın Avrupa'da önce A. Madrid önünde, iyimser bir tahminle de bir sonraki turda işi mucizelere kalmış görünüyor. Bu satırları bana bu kadar kolay yazdıran ise dün akşamki bu fotoğraftır. Gol atma ümidini Mustafa Sarp'a ve maçın 85. dakikasında oyuna forvet olarak sokulan Servet'e bağlamış Galatasaray'dır. Böyle olunca da 3 kulvar 5 kupa söylemi çok havada kalıyor. Galatasaraylılara naçizane tavsiyen 3'e 5'e bakmadan lige konsantre olmaları. Yoksa pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak şu an için hiç de uzak görünmüyor.